100 Saniyede Yapay Zekâ
Bavulu Başkasına Toplatmanın Bedeli
Bu yazıyı okumanın tek bir sebebi var: Dijital tezgâhın başında sınır çizmeyi öğrenerek asistanın çenesini düşürmesine engel olmak.
Çok yakın bir arkadaşından senin adına hafta sonu tatili için bavulunu hazırlamasını istedin. Ona sadece “Bavulumu topla, iki günlük kısa bir tatile gidiyorum” dedin ve işe gittin. Akşam dönüp bavulu açtığında içinde kalın kazaklar, ağır kar botları, üç farklı mont ve büyük bir şemsiye buldun. Oysa sen güneyde, sıcak bir sahil kasabasına gidiyordun. Arkadaşına sinirlenmeye hakkın var mı? O kendi kafasındaki en güvenli ve her ihtimale karşı korunaklı tatil mantığına göre bir hazırlık yaptı. Nereye gittiğini, havanın nasıl olacağını ve en önemlisi yanına kesinlikle neleri koymaması gerektiğini ona açıkça söylemedin. Sınırları çizmeyip alanı tamamen onun inisiyatifine bıraktın.
Dijital asistanlarla çalışırken ekranda gördüğün o upuzun, sıkıcı ve işe yaramaz cevapların temelinde tam olarak bu sınır ihlali yatar. Ona sadece “Bana yeni projemiz için bir duyuru yaz” dersen, karşına sayfa sayfa süren paragraflar, hiç gerek olmayan teknik detaylar ve senin asla günlük hayatta kurmayacağın soğuk cümlelerle dolu bir metin çıkar. Asistan, devasa kelime havuzunda eksik kalmamak için aklına gelen her şeyi o bavula tıkıştırır. İşi garantiye almak adına metni uzattıkça uzatır.
Senin burada ipleri eline alıp kalın bir çizgiyle oyun alanını daraltman gerekiyor. Asistanına sadece ne yapacağını anlatmak yetmez, neleri kesinlikle yapmayacağını da belirtmelisin. “Projeyi duyuran bir e-posta yaz” demek yerine, “Bu mesaj en fazla iki paragraf olsun. Kesinlikle ‘saygılarımızla’, ‘yenilikçi’, ‘sektöre yön veren’ gibi kalıplaşmış plaza jargonu kullanma” diyerek onu köşeye sıkıştır.
Ona “yapma” dediğin an, arka plandaki sistem en sıradan ve tembel çözümleri elemeye başlar. O yasaklı ifadelerin yerine çok daha doğrudan ve temiz kelimeler bulmak zorunda kalır. Asistanlar yapıları gereği lafı dolandırmaya meyillidir. Kelime sınırını veya yasaklı listeni baştan vermezsen, okurken seni bile boğan o ağır metinlerle uğraşırsın. Unutma, o bavula ne konmayacağını en baştan söylemezsen, yükü taşıyan her zaman sen olursun.

