100 Saniyede Yapay Zekâ
Yanlış Reyonda Doğru Cevabı Aramak
Devasa bir yapı marketin ortasında durduğunu hayal et. Raflarda on binlerce farklı ürün, reyonlarda yüzlerce çalışan var. İçeri girip en yüksek sesle “Bana evimi tamir etmem için bir şeyler verin!” diye bağırırsan ne olur? Boyacı elinde fırçayla koşar, elektrikçi metrelerce kablo getirir, fayans ustası elinde yapıştırıcıyla belirir. Önüne yığılan o devasa, karmaşık eşya yığınıyla aslında hiçbir işini çözemezsin. Çünkü senin o anki derdin sadece mutfaktaki sızdıran musluğu tamir etmekti. Yapman gereken içeri girip doğrudan tesisat reyonundaki uzmanı bulmak ve sadece onunla muhatap olmaktı.
İşte dijital asistanının karşısına geçip “Bana bir yazı yaz” veya “Bana bir fikir bul” dediğinde arka planda yaşanan karmaşa tam olarak budur. Karşında milyarlarca kelimeyi, bütün sektörlerin terimlerini hafızasında tutan devasa bir zihin var. Ona dar bir alan göstermediğin an, sana her telden çalan, her mesleğin ağzından bir parça taşıyan o ruhsuz, tatsız ve son derece ortalama metni sunar.
Çözüm çok basit: Ona kim olduğunu söylemek zorundasın. Asistanına herhangi bir iş vermeden önce onun yakasına net bir kimlik kartı takmalısın. “Sen yirmi yıllık tecrübesi olan, çocuklarla iletişimi çok kuvvetli ve oyun kurmayı seven bir anaokulu öğretmenisin” dediğin an, sistem o devasa yapı marketteki diğer tüm reyonların ışıklarını kapatır. Sadece o öğretmenin kullanacağı şefkatli kelimeleri, sabırlı tonu ve basit cümle yapılarını raflardan indirip senin önüne koyar.
Önemli bir toplantı için sunum hazırlayacaksan, onu sadece bir yazılım olarak bırakma. “Sen yatırımcıları ikna etme konusunda uzman, lafı asla uzatmayan ve sadece net rakamlarla konuşan acımasız bir finans müdürüsün” de. Bu cümleyi kurduğunda, o gereksiz uzun paragrafların, giriş ve çıkışlardaki yapmacık nezaket ifadelerinin nasıl saniyeler içinde silindiğini göreceksin. Cümleler kısalır, vurgular netleşir ve karşına gerçekten o toplantı odasında ter dökmüş birinin elinden çıkmış gibi duran keskin bir metin gelir. Asistanın senin zihnini okuyamaz. Onu doğru uzmanlık koltuğuna oturtmak tamamen senin sorumluluğunda. O boş metin kutusuna yazacağın ilk şey her zaman karşındakinin mesleğini belirlemek olsun. Unutma, soruyu kime sorduğun, sorunun kendisinden çok daha etkilidir. Bu metni, ekran başında doğru cevapları ararken aslında yanlış kişiye seslendiğini fark etmen niyetiyle kaleme aldım.

